Anestezi
Hoş Geldiniz /Hun Bi Xêr Hatin/Welcome


Eğer üye iseniz lütfen giriş yapınız, eğer henüz üye değilseniz ve forumdan tam olarak yararlanmak istiyorsanız bizim topluluğumuza katılabilirsiniz...


Üye olmak için tıkla


Anestezistlerin buluşma portalı
 
AnasayfaPortalTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Menü

 Site 
Yeni mesaj yokAna Sayfa
 
Yeni mesaj yok Forum
Yeni mesaj yok Sağlık HaBerleri
Yeni mesaj yok Anestezi Tarihçesi
Yeni mesaj yok Anestezi Çeşitleri
Yeni mesaj yok Anestezi Makinesi

Yeni mesaj yok Anestezi Teorileri
Yeni mesaj yok Anestezi Sözlük 
 Üye Menüsü
Yeni mesaj yok Bilgilerim  
      Yeni mesaj yokDoğumGünü
      Yeni mesaj yokHaber Ekle
      Yeni mesaj yokÖzel Mesaj
      Yeni mesaj yok İdeal Kilonu Hesapla
 Extra

Yeni mesaj yokSohbet
Yeni mesaj yokTakvim 
Yeni mesaj yok Resimler
Yeni mesaj yokVideolar
 İnteraktif
Yeni mesaj yokVideo İndir
Yeni mesaj yokResim Yükle
 Anestezi
Yeni mesaj yokLink Ekle
Yeni mesaj yokİletişim

Üye işlemleri
Hoşgeldin Misafir
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla:
Şifremi unuttum
Kayıt ol

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma

Paylaş | 
 

 Anestezi Tarihçesi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Adminastor
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 26/12/09

MesajKonu: Anestezi Tarihçesi   C.tesi Mayıs 15, 2010 10:58 am

İnsanoğlunun ağrıya karşı ilk başarısı poppy (opyum), mandragora (adam otu), hyoscyamus (banotu) ve alkolün kullanılması ile elde edilmiştir. Opyum ve mandrake emdirilmiş "soporofik sünger" Hippocrates ve Galen tarafından kullanılmıştır. Homer odyssey 'de yunanlıların uyku oluşturmak için bir çok bitki ve ilacı da kullandıklarını anlatır. Bunlardan biri lotus çiçeğidir. İlginç anestezi uygulamaları : Cerrahi amacıyla uygulanan garip bir metot boğma (asfiksi) yöntemidir. Boğma sonucu oluşan asfiksinin neden olduğu bilinç kaybının oluşturduğu anestezi İtalya'da onyedinci asrın sonlarına kadar uygulanmıştır. Diğer bir tuhaf metod ise kafaya vurulan darbedir (bir bademin kabuğunu kıracak ancak çekirdeğini kırmayacak şiddette). Bu şekilde bayıltılan hastada bilinç geri dönene kadar cerrahi girişim yapılabilmiştir. Ağrının azaltılması amacıyla sinir köklerine bası ve soğuk tatbiki de Romalılar tarafından uygulanmıştır.
İNHALASYON ANESTEZİSİNİN DOĞUŞU

Dolaşım ve solunum fizyolojisinin araştırılması, sonuçta gazların keşfine ve bunların deneysel inhalasyonlarına yol göstermiştir. Belçikalı J.B.van Helmont 17. asrın ortalarında atmosferdekilerden farklı bir gurup gaz tanımlamış, bunları sınıflandırmış ve bu çalışması sırasında kanın akciğerlerden geçtiğinde siyahtan kırmızıya renk değiştirdiğini fark etmiştir. 1774'de Joseph Priestly civa oksiti ısıtarak oksijeni elde etmiş, aynı araştırıcı 1776'da bir tesadüf eseri olarak nitrikasitten de azot protoksiti elde etmeyi başarmıştır. Lavoisier oksijenin havanın küçük bir parçası olduğunu ve solunumla alındığını büyük kısmın ise azottan oluştuğunu açıklamıştır. 1799'da Humphrey Davy kendi üzerinde bir diş çekimini azot protoksit inhalasyonu ile ağrısız gerçekleştirmiştir. 1540'da Valerius Cordus tarafından bulunan eterin 1844'de Crawford W. Long tarafından analjezi oluşturduğunun tesadüfen saptanmasına karşın (partilerde eterin koklanmasını takiben kişilerin ağrılı olması gereken çarpma ve düşmelere karşı kayıtsız kalmaları dikkatini çekmiştir) Long'un bu bulgusu ve bu konudaki tecrübeleri iki yıl sonra yayınlanana kadar gizli tutulmuştur. Böylece azot protoksit ve eterin cerrahi anestezide bilimsel olarak yer alması 1844 ve 1846 yıllarını bulmuştur. 1844'de bir diş hekimi olan Horace Wells bir dişini azot protoksit inhalasyonu ile ağrısız çektirdiğini açıklamıştır. Wells'in öğrencisi olan Willam Thomas Green Morton ise eter buharının inhalasyonu üzerinde yaptığı hayvan çalışmalarını takiben kendi ofisinde gerçekleştirdiği ağrısız bir diş çekimi ile gazetelerde yer almış (30 Eylül 1846) ve bu uygulamasını 16 Ekimde bir hekim gurubu önünde demonstre ederek anestezi tarihine "eterin babası" olarak geçmiştir. Anestezinin bundan sonraki gelişmesi vaporizasyon teknikleri ve araçlarının gelişmesi ve yeni bulunan ajanlara paralel olarak devam etmiştir.
İNTRAVENÖZ ANESTEZİ

İntravenöz anestezinin öncüsü Pierre Cyprien Ore'dir. 1872'de kloral hidratı intravenöz uygulayarak bu ajanın tüm anesteziklerin en güçlüsü olduğunu iddia etmiştir. 1900'lerin başlarında intravenöz anestezinin majör bir komponent olduğu balans anestezi kavramının ortaya çıktığını ve geliştiğini görüyoruz. İntravenöz anestezinin bu günkü önemli yerini kısa etkili, suda eriyebilir barbitüratların bulunması ile aldığı söylenebilir. İlk kısa etkili ajanının 1927'de Pernoston tarafından uygulandığını, 1928'de ise John S. Lundy' nin inhalasyon anestezisine amitali ilave ettiğini görmekteyiz. Bunu takip eden yıllarda diğer barbitürat derivelerinin sentezi ile intravenöz anestezi gelişimini sürdürmüş ve modern anestezi uygulamasındaki önemli yerini almıştır.
REJYONAL ANESTEZİ

Asırlardır Güney Amerika yerlilerinin sempatik stimülan etkilerinin cazibesi ile bir keyif ve alışkanlıkla çiğnedikleri koka yaprağından 1860'da Albert Niemann 'nın kristalize formda alkoloidi izole etmesi rejyonal anestezinin ilk önemli aşamasıdır. Bundan yirmi yıl sonra kokainin tüm farmakolojik etkilerinin yayınlanması ile tıp dünyasının ilgisi bu ajan üzerine çevrilmiştir. Daha sonraki yıllarda Sigmund Freud kokain ile yaptığı çalışmalarını 1884 'de yayınlamış ve morfin alışkanlığı olan çok yakın bir arkadaşını (posttravmatik nöroma nedeniyle morfin kullanmakta olan) kurtarmak isterken tarihin ilk kokainmanını yaratmıştır. Kokainin lokal anestezi amacıyla ilk uygulaması ise Freud 'un yakın arkadaşı Karl Köller tarafından göz üzerinde denenmiş ve yayınlanmıştır (15 Eylül 1884). Bu sıralarda yaygın olan kloroformla inhalasyon anestezisinde ortaya çıkan toksikoloji vakaları, yüksek anestezi mortalitesi ve genel anestezi verebilecek yeterli sayıda deneyimli personel olmaması nedeniyle rejyonal anestezi cerrahlar arasında popüler olmuştur. İlk epidural anestezi 1885 'de ilk spinal anestezi ise 1898 'de August Bier tarafından uygulanmış ve akabinde Amerika ve Fransa'da geniş bir uygulama alanı bulmuştur. Kokainden sonra bulunan ilk lokal anestezik 1904 'de Einhorn tarafından sentez edilen prokaindir. 1946 'da lidokainin bulunuşu önemli bir aşama oluşturmuş ve bundan sonra bir çok yeni ajanın klinik uygulamaya girmesi, tekniklerin geliştirilmesi ile rejyonal anestezi bugünkü yerine ulaşmıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://anestezi.yetkin-forum.com
 
Anestezi Tarihçesi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Tasarımcı ve Tarih Kodu (Copying) (VBulletin Stili)
» Tarih ve Saat Ayarları
» tasarımcı, tarih kodu (bakar mısınız)
» aleviler kürtmü türkmü
» GÜZEL CİDEMİZ

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Anestezi :: - ANESTEZİ - :: Anestezi ve Anestezistt-
Buraya geçin: