Anestezi
Hoş Geldiniz /Hun Bi Xêr Hatin/Welcome


Eğer üye iseniz lütfen giriş yapınız, eğer henüz üye değilseniz ve forumdan tam olarak yararlanmak istiyorsanız bizim topluluğumuza katılabilirsiniz...


Üye olmak için tıkla


Anestezistlerin buluşma portalı
 
AnasayfaPortalTakvimSSSAramaKayıt OlGiriş yap
Menü

 Site 
Yeni mesaj yokAna Sayfa
 
Yeni mesaj yok Forum
Yeni mesaj yok Sağlık HaBerleri
Yeni mesaj yok Anestezi Tarihçesi
Yeni mesaj yok Anestezi Çeşitleri
Yeni mesaj yok Anestezi Makinesi

Yeni mesaj yok Anestezi Teorileri
Yeni mesaj yok Anestezi Sözlük 
 Üye Menüsü
Yeni mesaj yok Bilgilerim  
      Yeni mesaj yokDoğumGünü
      Yeni mesaj yokHaber Ekle
      Yeni mesaj yokÖzel Mesaj
      Yeni mesaj yok İdeal Kilonu Hesapla
 Extra

Yeni mesaj yokSohbet
Yeni mesaj yokTakvim 
Yeni mesaj yok Resimler
Yeni mesaj yokVideolar
 İnteraktif
Yeni mesaj yokVideo İndir
Yeni mesaj yokResim Yükle
 Anestezi
Yeni mesaj yokLink Ekle
Yeni mesaj yokİletişim

Üye işlemleri
Hoşgeldin Misafir
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla:
Şifremi unuttum
Kayıt ol

Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma

Paylaş | 
 

 Sinir Sistemi ve Anestezi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Adminastor
Admin
Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Kayıt tarihi : 26/12/09

MesajKonu: Sinir Sistemi ve Anestezi   Ptsi Mayıs 24, 2010 3:38 pm

Sinir Sistemi ve Anestezi


Konu İçeriği
Sinir Sistemi nedir?
Sinir Sisteminin Anatomik ve Fizyolojik
Analizi
Anestezi nedir?
Anestezi türleri
Anestetikler ve Etkileri
Sinir Sistemi Sinir Sistemi
SİNİR SİSTEMİ vücudun en karmaşık sistemidir ve vücut
ağırlığına göre oranı % 2 dir.
Bir sinir yüzlerce ya da binlerce aksondan (sinirin uzantılı
kısmı) oluşan bir demettir
Sinir sistemini oluşturan hücrelere nöron adı verilir. Basit ya
da karmaşık her türlü davranış, beynin değişik bölgelerinde
yer alan bir grup sinir hücresinin etkinliği ile gerçekleşir.
Beynin çalışabilmesi için nöronlar arasında iletişim
zorunludur. Bu iletişim, aksiyon potansiyelleri denilen
elektriksel sinyallerle sağlanır. Sinir sistemi vücudun
elektrokimyasal iletişim ağıdır.
Sinir Sisteminin Görevleri
DUYULARI ALGILAMA
• İçten gelen uyarıları algılar, örnek:midenin doymasını algılaması
• Dıştan gelen uyarıları algılar, örnek: ele düşen yağmur damlasının
hissedilmesi
BİRLEŞTİRME, BÜTÜNLEME; algılanan duyuların işlenmesi sürecidir
• Bilgiyi çözümler(analiz eder)
• Bazı bilgileri depolar
• Uygun yanıt/tepki için karar verir
• Varsayımda bulunabilir, örnek: “bulutların durumuna göre birazdan
yağmur yağacak”
HAREKETİ SAĞLAMA; kasların kasılıp-gevşemesi ve salgı bezlerinin
salgı yapması gibi.
• Algılanan duyuya göre bilgi yorumlanarak emir verilir, örnek:
“yağmurdan kaçmak için içeriye/kuru yere gir” gibi.
Sinir Sisteminin Özellikleri
Uyarılabilir: sinir uyarıları üreterek(aksiyon
potansiyeli) hızlı iletişim ve vücut
dokularının birbiriyle hızlı bir şekilde
haberleşmesini ve örgütlenmesini sağlar
Vücudun dengesinin(homeostazis)
korunmasına yardımcı olur
Algılamalarımızdan, davranışlarımızdan ve
hafızamızdan sorumludur
İstemli hareketleri başlatır, kolumu
istediğimde kaldırabilmek gibi.
Merkezi Sinir Sistemi
Beyin ve Omurilikten Oluşur
Beyin
Beyin iki yarım
küreden meydana gelmiştir,
üzeri girintili çıkıntılıdır. Sağ yarım küre
vücudun sol, sol yarım küre de vücudun
sağ tarafını yönetir. Her yarım küre dört
ana loba ayrılmıştır: frontal, parietal,
temporal ve oksipital olmak üzere. Her
lobun farklı işlevleri vardır. Kafatası
boşluğunda yer alan beyin, 100 milyar
sinir hücresi (nöron) ve trilyonlarca
“glia” denilen destek hücrelerinden
oluşur.
Beyin ve omurilik meninks denen üç
tabakadan oluşan zarla koruma altına
alınmıştır. Beyin enerjisini glukozun
yıkımından sağlar. Beyin oksijensiz ya da
glukozsuz kalırsa çalışamaz ve
hücrelerinde harabiyet başlar.
Beyni Oluşturan Bölümler
1. SEREBRAL KORTEKS
Serebral korteksin görevi düşünme, istemli hareket,
dil, sonuç çıkarma, algılamadır.Beyin yarı
kürelerinden her biri vücudun zıt tarafını kontrol
eder. Beynin sol yarısı, sağ elin kontrolü, konuşma
ve yazma dili, bilimsel ve sayısal yetenek, düşünme,
mantık ve çözümleme gibi motor alanlara
sahiptir.Beynin sağ yarısı ise sol elin kontrolü,
görme ve hayal, müzik ve sanat yeteneği, yüzlerin
ve üç boyutlu şekillerin tanınması ve idrakın
tamamlanması gibi özelliklere sahip motor alanlar
bulunur.
2. BEYİN SAPI
Omurilik ile beyin arasındaki bağlantıyı sağlayan yapıdır. Beyin sapındaki
bazı alanlar kan basıncı, kalp hızı ve solunum gibi hayati fonksiyonların
düzenlenmesinden sorumludur.
Beyin sapındaki yapılar, omurilik soğanı (medulla oblangata), köprü (pons),
retiküler formasyondur.
OMURİLİK SOĞANI(medulla oblangata, bulbus): Beyin sapının omurilikle
birleşen en alt kısmına omurilik soğanı denir. Solunumun ve dolaşımın
merkezidir. Solunum hareketlerini ve kalbin çalışma hızını kontrol eder. Kan
damarlarının büzülüp genişlemesi, yutma, öksürme, hapşırma, kusma,
tükürük salgılama gibi istemsiz hareketlerin merkezidir
KÖPRÜ (pons), omurilik soğanı ile orta beyni birleştirir ve formasyonu
oluşturur.
RETİKÜLER FORMASYONun hem duyusal hem de motor fonksiyonları
vardır. Serebral korteksi gelen duyusal sinirlere karşı uyarır.
ORTA BEYİN (mesencephalon), beyin sapının en kısa bölümüdür. Görme
ve işitme ile bunların başlattığı reflekslerle ilgilidir. Orta beyinde substantia
nigra denen geniş ve koyu renkli çekirdekler bulunur. Dopamin salgılayan bu
bölgenin hasarı sonucu parkinson adı verilen hastalık oluşur.
3. BEYİNCİK (SEREBELLUM)
Beyin sapının hemen arka kısmında yer alan beyincik,
merkezi sinir sisteminin ağırlığının yaklaşık % 10’nu
oluşturur. Beyincik de iki yarım küreden oluşmuştur ve onları
da saran kabuğu vardır. En önemli görevi hareket, denge ve
duruşun sağlanmasıyla ilgilidir. Kulaktaki yarım
daire kanallarından aldığı mesajlara göre vücudun dengesini
sağlar. Vücudun duruşunu, kasların kasılma
derecesini, kalbin çalışma hızını, solunum hareketlerini,
damarlarının büzülüp genişlemesini, yutma, öksürme,
hapşırma, kusma, tükürük salgılama gibi eylemleri, kas
hareketlerinin zamanlamasını ayarlar; kısacası istemsiz
hareketlerin merkezidir. Beynin özellikle hareketle ilgili
bölümleri arasında işbirliği sağlar; beyincik olmadan yazma,
dikiş dikme gibi özel kas hareketleri gerçekleşemez.
4. BEYİN -OMURİLİK SIVISI (BOS)
Araknoid ve piamater arasındaki alanı dolduran bu
sıvı, meninks tarafından oluşturulur. Beyin ve
omurilik bu sıvı içinde yüzer. Açık renkli, su gibi
berrak olan bu sıvı yaralanmalarda bir su yastığı
görevi yaparak beyni çarpma ve
darbelerden korur. Ayrıca beyin ile kan arasındaki
besin maddesi ile atık madde değişimini sağlar.
Muhteviyatında, çok az miktarda protein, oksijen,
karbondioksit, sodyum, potasyum, kalsiyum,
magnezyum, klor iyonları, glukoz, birkaç lökosit ve
bazı organik bileşikler bulunur.
Kafatası kırıklarında koruyucu dış tabakalar zarar
gördüğünde dışarı akabilir. En sık görülen burun
(rinore) ve/veya kulaktan(otore) olan akmalardır.
5. HİPOTALAMUS
Beynin tabanında yer alan bezelye
büyüklüğünde bir yapıdır. Hipotalamus,
vücut ısısının düzenleyicisidir. Eğer vücut
çok ısınırsa, hipotalamus bunu algılar ve
derideki kılcal damarların genişlemesini ve
terle ısı kaybı sayesinde vücudun
soğumasını sağlar. Hipotalamus aynı
zamanda hipofiz bezini kontrol eder.
Duyguların, açlığın, susuzluğun
düzenlenmesinde rol oynar.
6. TALAMUS
Talamus çevreden gelen duyusal
bilgiyi alıp bunu serebral kortekse
iletir. Ayrıca serebral korteksden
gelen bilgileri de omurilik ve beynin
diğer kısımlarına iletir. Görevi duyusal
ve motor bilgilerin birbiriyle
bütünleştirilmesidir.
7. LİMBİK SİSTEM
Limbik sistem, bir uyarıya karşı
gösterilen duygusal tepkiyi kontrol
eder. Bu sistemin bir parçası olan
hipokampusun görevi ise öğrenme ve
hafıza olaylarıyla ilgilidir.
8. BAZAL GANGLİA
Bazal ganglia hareketin
koordinasyonundan sorumludur.
Globus pallidus, kaudat nükleus,
subtalamik nükleus, putamen ve
substantia nigra denilen yapılardan
oluşur
Omurilik (Medulla Spinalis)
Omurilik, omurgayı oluşturan omurlar
içerisinde bulunan kanal boyunca
uzanan sinir dokusudur. Vücut ile
beyin arasında iletişimi sağlar.
Çevresel Sinir Sistemi
Çevresel Sinir Sistemi
Organlardan merkezi sinir sistemine mesaj
getiren ve merkezi sinir sisteminden
organlara emir ileten sinirlerden oluşur.
Birinci boyun omurundan beşinci kuyruk
sokumu omuruna kadar; her omur
seviyesinde omurilikten iki sinir kökü çıkar.
Omurun iki tarafındaki aralıklardan çıkan bu
spinal sinir lifleri kaslara motor (hareket)
uyarılarını taşırken; organlardan ve deriden
gelen duyu uyaranlarını da omuriliğe
taşırlar.
Çevresel Sinir Sistemi ikiye ayrılır
1. Somatik (istemli çalışan) Sinir
Sistemi
2. Otonom (istem dışı çalışan) Sinir
Sistemi
Somatik Sinir Sistemi
Merkezi sinir sistemine duyusal bilgi gönderen periferik sinirler ile
iskelet kaslarını uyaran motor sinir liflerinden oluşur. Afferent
(duyusal) ve efferent (motor) bölümlerden oluşur. Afferent bölüm
kas, eklem, tendon ve duyu organlarından gelen uyarıları alır;
efferent bölüm ise bu uyarıları değerlendirir.
Hem duyu hem de hareket sinirlerini kapsarlar; etkiledikleri organlar
iskelet kaslarıdır.
Sinir düğümleri vardır(dorsal root ganglia)
Somatik duyu sinirleri, algılayıcılardan gelen özel uyarılarla (koku,
tad, ses, denge gibi girdiler); ısı, dokunma, ağrı, kendinin farkında
olma gibi algıları alırlar
Bu duyuların hepsi kişi bilinçli iken algılanır
Somatik hareket sinirleri iskelet kaslarının istemli ve bilinçli hareket
etmesini sağlarlar
Hareket sinirleri genellikle uyarılma sonrası tepki verirler;
uyarıldıklarında kasların kasılmasını sağlarlar.
Somatik sinir sisteminin tek bir hareket siniri (motor nöronu) vardır
Otonom Sinir Sistemi
Vücudun dengesini korumak amacıyla, bizim istemimiz dışında
çalışır. Otonom sinir sistemi ikiye ayrılır: sempatik sinir sistemi,
parasempatik sinir sistemi.
Düz kasların, kalp kasının ve salgı bezlerinin çalışmasını düzenler
(yani, etkiledikleri organlar: düz kaslar, kalp kasları, salgı
bezleridir). Bu düzenleme artma/hızlanma ya da
azalma/yavaşlama/baskılama şeklinde gerçekleştirilir
Otonom sinir düğümleri vardır (dorsal root ganglia: arka yol
düğümü)
Afferent(duyu), efferent(hareket) ve integrasyon(birleştirme)
merkezi ile bağlantıları vardır
Limbik sistemden ve beyincikten(serebrum) gelen uyarı girdilerini
alır
Uyarıldıklarında:
Düz kasların kasılmasını ya da gevşemesini sağlarlar
Kalp kaslarının kasılma gücünü belirleyerek, kasların hızlı ya da
yavaş çalışmasını sağlarlar
Salgı bezlerinin az ya da çok salgı yapmasını sağlarlar
Anestezi Nedir?
Herhangi bir cerrahi
veya girişimsel işlem
öncesinde tüm hastalar
değişik anestezi
yöntemlerinden birisine
uğrayacaklardır.Anestezi
geçici olarak duyarsızlık,
hissizlik anlamına
gelmektedir. Halk
arasında “Narkoz”
olarakta bilinir.
Anestezi Türleri
1.Genel Anestezi
2.Lokal Anestezi
3.Bölgesel Anestezi
4.Sedasyon
Genel Anestezi
Genel Anestezide kullanılan ilaçların beyin
korteksini etkilemesi sonucu bilinç tamanen
kaybolur.
Genel Anestezi uygulamasına öncelikle
intravenöz ilaçlarla(genel olarak propofol,
remifentanil, sufentanil, alfentanil vs.)
başlanır.Hasta uyuduktan sonra nefes
borusuna yerleştirilen bir boru aracılığı ile
anestezik ajan(Halotan, Enfloran, ,Nitro
oksit, Desfloran, Isofloran, Servofluran vs.)
verilir.İntravenöz ilaçlar infüzyon pompaları
ile anestezik ajanlarda anestezi cihazları ile
verilir.
Anestezi sırasında hastanın;
1. kalp atım hızı,
2. solunum değerleri,
3. kan basıncı
4. oksijen saturasyonu
5. Solunumla aldığı oksijen ve anestezik
ajan konsantrasyonu
6. Dışarıya verdiği karbondioksit ve
anestezik ajan konsantrasyonu
izlenir.
Genel Anestetikler
İnhalasyon Anestetikleri
1.Azot Protoksit
2.Desfluran
3.Enfluran
4.Halotan
5.İsofluran
6.Ksenou
7.Metoksifluran
8.Sevofluran
İntravenöz Anestetikler
1.Barbitüratlar
a)Metoheksital
b)Tiyamilal
c)Tiyopental
2.Benzodiazepinler
a)Diazepam
b)Lorazepam
c)Midazolam
3.Oploidler
a)Alfentanil
b)Fentanil
c)Morfin
d)Remifentanil
e)Sufentanil
4.Nöroleptanestezi
a)Fentanil + Droperidol
5.Disosiyatif Anestezi
a)Ketamin
6.Diğer
a)Etomidat
b)Propofol
Genel Anestetikler
Anestezi 3 ana nörofizyolojik
değişiklik içerir.
Bunlar ;
a)Bilinç Kaybı
b)Ağrılı Uyaranlara Cevapsızlık
c)Motor ve Otonom Reflekslerin
Baskılanması
Bütün anestetikler supra-anestestik dozda
kardiyovasküler depresyon ve solunum
durması sonucu ölüme yol açarlar.
Genel anestetikler hücresel düzeyde
aksonal iletimden çok sinaptik iletimi
etkilerler.Transmitter salgılanması ve postsinaptik
reseptör cevabı inhibe olur.
GABA aracılı inhibisyon bazı anestetiklerce
arttırılır.(örn : benzodiazepinler)
Bütün sinir sistemi yapıları genel
anestetikler tarafından etkilensede
bilinçsizlik durumu retiküler
formasyon ve hipokampus üzerindeki
inhibisyona bağlıdır.
Genel anestetiklerin çoğu (ketamin ve
benzodiazepinler hariç) benzer
nörofizyolojik etkileri
oluşturur.Farmakokinetik özellikleri ve
toksisiteleriyle farklılık oluştururlar.
Genel anestetiklerin çoğu, miyokard,
kan damarları ve sinir sistemi
üzerindeki etkileriyle kardiyovasküler
depresyona neden olur.Halojenli
anestetikler kardiyak aritmilere neden
olabilirler. (kalbi kaletokaminlere karşı
duyarlı hale getirirler)
İnhalasyon Anestetikleri
Oda ısısı ve basıncında sıvı olan
kolayca buharlaşan halojenli volatil
anestetikler (desfluran, enfluran,
halotan, isofluran, metoksifluran ve
servfluran) ile aslında oda ısısı ve
basıncında gaz olan ancak basınçlı
tüpler içinde sıvı olarak saklanabilen
azotprotoksittir.
İntravenöz Anestetikler
Barbitüratlar
Benzodiazepinler
Oploidler
Ketamin
Etomidat
Propofol
İnhalasyon Anestetikleri
Etki mekanizmaları tam olarak
bilinememektedir.
Anestezinin derinliğinin kontrolü açısından
volatil anestetiğin hızlı indüksiyon yapması
ve anesteziden derlenme dönemininde hızlı
oluşması gerekir.Bu da anestetiğin iki
özelliği ile belirlenir.
a) Kanda Erirlik : Değer ne kadar yüksekse
kanda o kadar çok eriyor demektir
b)Yağda erirlik : Değer ne kadar yüksekse
yağda o kadar çok eriyor demektir.
Azotprotoksit
Güçlü analjezik zayıf anestetiktir, ucuzdur.
Kas gevşemesi yapmaz
Etkisi çabuk başlar çabuk sonlanır.
Genelde daha güçlü anestetiklerle birlikte verilir.
Derlenme döneminde hızlı dağılım ile oksijen
alınımını bozarak hipoksiye sebep olabilir.
B12 vitaminini inaktive eder.3 günden fazla azot
protoksit alan hastalarda reversibl kemik iliği
depresyonu yapabilir.
Solunum fonksiyonlarını bozmaz, kardiyovasküler
etkileri yoktur.
En az %20 O2 ile verildiğinde güvenlidir.ortalama
%50-70 konsantrasyonda kullanılır.
Halotan (2-bromo,2-kloro-1,1,1-
trifloroetan)
Halojenli volatil(uçucu) anestetiklerin
prototipidir ve brom içeren tek modern
inhalasyon anestetiğidir.
Zayıf bir analjezik, güçlü bir anestetikdir.
Uterusu gevşettiğinden obsterik cerrahide
dikkatli kullanılmalıdır.
Miyokardda depresif etkilidir. Karotidde
barorefleksleri etkiler.
Bronşiyal dilatasyon yaptığından
astımlılarda tercih edilir.
Halotanın Yan Etkileri
Hipotansiyon, kardiyak aritmi ve atropine
duyarlı bradikardi yapar. Kafa içi basınç
artışına neden olur.
Karaciğerde okside edilir.Bunun sonucu
olarak dokularda toksik hidrokarbon ve
bromür iyonu çıkar.Bu maddeler orta yaş
obez kadınlarda hepatite sebep olabilir
Diğer halojenli anestetikler gibi hipertermi,
asidoz, miyoglubulinüri(renal yetmezlik) ve
aritmi ile ortaya çıkan malign hipertermi
yapabilir.
Enfluran
(2-kloro-1,1,2-triflorometil diflorometil
eter)
Halotandan daha zayıf etkilidir.Ama uyanma ve
indüksiyon süreleri daha kısadır.
2 MAK değerinde santral sinir sistemi stimülasyonu
yapar, hiperventilasyona bağlı PaCO2 azalır.Daha
düşük konsantrasyonlarda da bu etkisi ortaya
çıkabilir.Ayrıca intrakraniyal basıncı arttırır.
Kardiyovasküler sistem üzerinde hafif
depresiftir.Halotandan daha az aritmi yapar.
Kürar benzeri etki ile kas gevşeticilerin etkisini
arttırır.
İsofluran
(2-kloro-2,2,2-trifloroetil diflorometil
eter)
Doku toksisitesi yoktur.
Derlenme dönemi yoktur. 1 MAK’a kadar
değerlerde kafa içi basınç arttırmaz.
Kardiyovasküler sistemler üstünde hafif
depresiftir.Aritmi yapmaz fakat
miyokardiyal iskemiyi
kötüleştirebilir.Koroner arter hastalarında
kullanılması risklidir.
Üst solunum yollarında irritan etkisi vardır ;
öksürük ve laringospazm yapabilir.Ancak iyi
bir bronkodilatatördür.
Sevofluran
(florometil 2,2,2-trifloro-1-triflorometil
etil eter)
Diğerlerine göre daha kompleks bir molekül yapısı
vardır.Hızlı indüksiyon ve uyanma
sağlar.Organotoksisitesi yoktur.Ancak metabolitleri
ve ortaya çıkan flor iyonu nefrotoksiktir.Bu
sebepten böbrek yetmezliğinde tercih
edilmemelidir.
Solunum yollarını irrite etmez.Bu sebeple
çocuklarda maske ile kullanılabilir.
Kardiyovasküler sistem üzerinde minimal etkileri
vardır.Hafif taşikardi haricinde bir etkisi olmaz.Bu
sebepten sıklıkla kullanılır.
Kürar benzeri etki ile kas gevşeticilerin etkilerini
arttırır.
Desfluran
(1-floro-2,2,2-triflorometil diflorometil
eter)
Yapıca isoflurana benzer aralarındaki tek fark
isofluranda yer alan bir adet klorun flor ile yer
değiştirmesidir.
Farmakokinetik özellikleri azot protoksite en fazla
benzeyen anestetiktir.
Yüksek buhar basınçlı vaporizatör ile
uygulanabilir.Kanda ve dokularda çözünürlüğü en
az olan anestetik olduğundan vücuttan kolaylıkla
atılır.
Kardiyovasküler sistem üzerinde etkileri çok
azdır.Koroner arter kan akımını etkilemez.Ancak
doz arttırıldığında sistemik vasküler basınçtaki
düşüş sebebiyle kan basıncıda düşer.Kafa içi
basıncını arttırır.
İntravenöz anestetikler
Hızlı indüksiyon için kullanılırlar
İdame genelde inhalasyon
anestetikleri ile birlikte
sürdürülür.Ancak sadece intravenöz
anestetiklerin kullanıldığı anestezi
teknikleri gittikçe kullanılmaktadır.
Propofol
İndüksiyon ve idamede kullanılan sedatif ve
hipnoktiktir.
Analjezik etkisi zayıftır.Miyokardı
etkilemeden kan basıncını düşürür.
Kafa içi basıncı düşürür.Etomidatla görülen
istemsiz hareketlere ve adrenokortikal
supresyona neden olmaz.
Hızlı metabolize olur, hızlı ve pürüzsüz
uyanma sağlar.İçinde %10 yağ
bulunduğundan enjektöre çekildikten çok
kısa bir süre sonra enfekte olabilir.
Propofol hastaya verildiği zaman EEG
de Beta frekans aralığındaki
aktivitelerde doza bağlı olarak bir
baskılama görülür bununla beraber
delta frekans aralığındaki aktivitelerde
bir artış görülür.
Midazolam
Kısa etkili suda çözünür benzodiazepin
türevidir.
Sedatif ve hipnotik etkilidir.
Etkileri flumazenil ile antagonize edilebilir.
Kardiyovasküler sistem ve solunum
depresyonu yapmaması en büyük
avantajıdır.
Preoperatif medikasyon, uyanık sedasyon
ve başka anestetiklere kombine olarak
dengeli anestezi için sık kullanılan bir ilaçtır.
Etomidat
İndüksiyonda, benzodiazepinlerle
premedikasyon yapılmazsa
indüksiyonda istemsiz hareketlere
neden olabilir.
Adrenokortikol supresyon yapabilir.
Kardiyovasküler sistemi deprese edici
etkisi fazla değildir.
İntrakraniyal basıncı düşürdüğü için
nöroşirujik ameliyatlarda tercih edilir.
Ketamin
Diğer anestetiklerden farklı bir etki gösterir.
Talamusla limbik sistem arasındaki iletişimi keser
ve böylece disosiyatif (kimlik, bellek, algı ve çevre
ile ilgili duyumlar gibi normalde bir bütün halinde
çalışan işlevlerin bütünlüğünün bozulması)
anestezi oluşturur.
Kardiyovasküler sistem ve solunum üzerine diğer
anestetiklerden farklı etkiler gösterir.Kan basıncı ve
kalp hızı genellikle artar.Solunumu etkilemez.
Kafa içi basıncı arttırır.
Derlenme döneminde halisünasyonlara sebep
olduğundan kullanımı sınırlıdır.
Daha çok çocuklarda kısa süreli girişimlerde
benzodiazepinlerle beraber kullanılır.
Oploidler
Morfin, fentanil, alfentanil,
remifentanil,sufentanil den oluşan gruba
verilen genel isimdir.
Analjezik etkisi yüksektir.
Hipotansiyon, solunum yollarının
baskılanması,kaslarda rijitide, postanestetik
bulantı ve kusma yapar.
Etkileri nalokson ile antagonize edilebilir.
Pre-medikasyon, uyanık-sedasyon, derin
analjezi gereken cerrahilerde derin anestezi
için kullanılır.
Dinlediğiniz İçin Teşekkürler ☺
Sorular
1. Ketaminin yan etkileri nelerdir? Sinir
sistemine nasıl bir etki gösterir?
2. İnhalasyon Anestetikleri nelerdir?
Bunların arasında en güçlü analjezik
ve en güçlü anestetik hangisidir?
3. Genel Anestetiklerin Kardiyovasküler
etkileri nelerdir?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://anestezi.yetkin-forum.com
 
Sinir Sistemi ve Anestezi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Profilde Müzik + Video sistemi
» Zar sistemi ne işe yarar
» +rep sistemi
» Başarı puanı sistemi..
» Teşekkür Sistemi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Anestezi :: - ANESTEZİ - :: Anestezi Sözlük-
Buraya geçin: